Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
"Sevgili Edirneliler, kıymetli hanımefendiler, sevgili genç kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya'nın o muhteşem tarifiyle; 'minarelerinden en tatlı ezanların, dallarından güvercin hû hûlarının, çinilerinden sümbül kokularının geldiği' Edirne'yi bugün bir kez daha hürmetle selamlıyorum.
Görenlerin, bilenlerin, yolu bu şehre düşenlerin, 'Edirne öyle bir şehirdir ki ne eşi vardır ne benzeri. Toprağı mis, suyu kevserdir' dediği Edirne'mizde bulunmaktan, Edirneli vatandaşlarımla hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Açılışları, hizmetleri, yatırımları vesile kılarak bizi bir kez daha buluşturan Cenab-ı Allah'a hamdolsun. Edirne'yi vatan yaparak sanat eserleriyle inci gibi işleyip donatarak, yeni fetihlere hazırlayarak bizlere emanet eden atalarımızın ruhu şad olsun.
Edirneli olmak kimliğini, Edirne aidiyetini kalbinin üstünde bir madalya gibi gururla taşıyan tüm kardeşlerime selam olsun. Sizlerin şahsında, Yahya Kemal'in Türk devletinin menşei olarak gördüğü başkentlerin anası Edirne'nin her ilçesinde, her mahallesinde yaşayan kardeşlerime selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum.
Aşkınız için, ahde vefanız için bize gösterdiğiniz bu teveccüh için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabbim sizlerden razı olsun. Görenlerin, bilenlerin, özellikle de şunu biliniz ki, siz bu kardeşinizi nasıl seviyorsanız, bizim de gönlümüzde Edirne'nin özel bir yeri var.
Bizim Edirne'ye muhabbetimiz denizler gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz ırmaklar gibidir; Meriç gibidir, Tuna gibidir, özellikle Tunca gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz sıradağlar gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz alperenlerin, akıncıların, çağ açıp çağ kapayan Fatihlerin, şehri bayındır kılan mimarların aşkıyla mayalanmıştır.
Çünkü Edirne sıradan bir şehir değil, bir cihan imparatorluğunun rüyasını gören İstanbul'un fethini müjdeleyen, her sokağı tarih kokan bir mekteptir. Edirne Meriç'in huzuru, Tunca'nın zarafeti, Sarayiçi'nin ihtişamıdır. Edirne er meydanlarında asırlardır yankılanan dualardır. Kırkpınar'ın pehlivan nefesi, Balkanlar'dan Anadolu'ya uzanan kardeşlik köprüsüdür.
Edirne asırlar boyunca Balkanlar'a açılan kapımız, fetihlerin karargahı; ilmin, sanatın ve mimarinin merkezidir. İşte bugün tarihin huzurunda, ecdadın gölgesinde Edirne'ye, Osmanlı'nın kadim payitahtına, Balkanlar'ın mütevazi ama başı dik kapısına, sultanlar şehrine birbirinden güzel eserler kazandırmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.
Sevgili Edirneliler, çok değerli kardeşlerim; tören alanımıza gelmeden evvel Selimiye Camii'ndeydik. Selimiye, Mimar Sinan'ın yüksek sanat dehasının taşa, mermere, zamana ve mekana işlendiği muhteşem bir eserdir. Gökyüzüne uzanan o dört zarif minaresiyle bu toprakların ebediyen Türk-İslam yurdu olduğunu gösteren tapu senedimizdir.
Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye'yi, bakınız merhum Arif Nihat Asya nasıl tarif ediyor: "Selimlerden kalma muhteşem miras, Sinanlardan kalma şanlı hediye, kuvvetin tuğrası, sanatın mührü, kubbeler kubbesi bir Selimiye... Kükreyen, şahlanan, koşan, atılan, o mutlu yiğitler, o mutlu iman; sınırlar aşmayı kuşlardan değil, öğrenirdi senin ezanlarından..."
Şu anda karşımda muhteşem bir katılım var. Emniyetten aldım, "katılım ne kadar" diye. Ne dersiniz? Neyse, ben emniyetten aldığımı söyleyeyim: 32 bin kişi şu anda karşımda.
Sadece Türk-İslam mimarisinin değil, aynı zamanda dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii'ni aslına uygun şekilde restore ederek, hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık. Dört yıl süren restorasyon sürecimiz Selimiye'nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu.
Camiimizin restorasyonu, seçkin isimlerin yer aldığı bilim kurulumuzun rehberliğinde, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütüldü. Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekan düzenlemelerinden çevre ihyasına kadar her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı.
Yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamalar temizlenirken, ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı. Cümle kapısından müezzin mahfiline, mihrap çinilerinden ahşap doğramalarına kadar tabiri caizse dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik tek bir nokta dahi bırakmadık.
Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık. Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik.
Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla Selimiye'ye Allah'ın izniyle bir 100 sene daha kazandırdığımıza inanıyorum. Hayırlı, uğurlu olsun. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Rabbim minarelerinden ezan-ı Muhammedileri, kubbelerinden Kur'an-ı Kerim tilavetlerini eksik etmesin diyorum.
Burada şu müjdeyi de vermek istiyorum: Şehrimizin bir diğer sembolü 93 Harbi'nde infilak ettirilmek suretiyle yıkılan tarihi Edirne Sarayı'ydı. Yıllarca ihmal edilen ve hayvanların otlak alanı olarak kullanılan Edirne Sarayı'nı ve bahçelerini inşallah yeniden ayağa kaldırıyoruz. Talimatım doğrultusunda Milli Saraylar Başkanlığımız çalışmalara başladı.
Avrupa'nın en büyük ihya projesiyle inşallah 2027 yılının sonuna doğru Edirne Sarayı'nın açılışını yapacağız. Saray'ın ihyasıyla inanıyorum ki Edirne yeni bir çehreye bürünecek, 150 yıl önceki ihtişamına yeniden kavuşacak.
Kardeşlerim, sizin aşkınız, sizin coşkunuz hiçbir yere benzemez. Mehter marşımızdan rahatsız olan tarih bilmez, ecdat bilmez şuursuzlara rağmen tarihi ve mimari yadigârlarımıza sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz.
Kıymetli kardeşlerim, bugün Edirne'ye elimiz dolu dolu geldik. İçişlerinde toplam bedeli 1,1 milyar lirayı bulan projeleri, Milli Eğitim'de toplam 670 milyon yatırım tutarına sahip 7 okulu, Aile ve Sosyal Hizmetler'de 75 milyon lira değerinde 2 eseri şehrimize kazandırıyoruz.
İstikbalimizin güvencesi olan gençlerimizi geleceğe hazırlamak için yoğun bir çaba içindeyiz. Gençlik ve Sporda içinde semt sahaları, kamp alanları, öğrenci yurtları ve statların da olduğu toplam 1,3 milyar lira değerinde 27 yatırımı Edirne'mize kazandırıyoruz. Kültür ve Turizm alanında Selimiye Camii restorasyonu dahil toplam 1,5 milyar lira tutarında 16 projeyi sizlerin resmen hizmetine veriyoruz.
Sağlık biliyorsunuz bizim en çok önem verdiğimiz alanlardan biridir. Sağlık yatırımlarında cumhuriyet tarihinin en başarılı iktidarıyız. Hastane masrafları dolayısıyla cenazelerin rehin alındığı günlerden işte bugünkü seviyelere ulaştık. Bir dönem bizim insanımız tedavi için Batı'ya giderken, şimdi yurt dışından milyonlarca hasta ülkemize geliyor.
İnşallah çok daha iyi olacak. Bunun için durmadan, duraksamadan çalışıyoruz. Edirneli vatandaşlarımıza daha iyi sağlık hizmeti sunabilmek için toplam 590 milyon lira değerinde 9 projeyi hayata geçirdik. Sanayi ve Teknolojide yatırım bedeli 2,2 milyar lirayı bulan 3 milyon metrekare büyüklüğünde 4 organize sanayi bölgesini hizmete açıyoruz.
Adalette 1,2 milyar lira tutarında 3 projemizi hizmete verirken bir müjdemizi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Yargılamaların daha etkin, hızlı ve verimli yürütülmesi için Edirne'de Bölge İdare Mahkemesini kurduk. Edirne Bölge İdare Mahkemesinin yargı çevresi Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale olacak. Şehirlerimize ve adalet camiamıza hayırlı olsun diyorum.
Çevre ve şehircilikte toplam yatırım tutarı 3,9 milyar lirayı aşan çok sayıda projeyi bugün Edirneli kardeşlerimizin hizmetine sunuyoruz. Bilhassa 515 bin metrekare büyüklüğündeki Söğütlük Millet Bahçemizin Edirne'mizin güzelliğine güzellik kattığını görüyoruz. İl genelinde tamamlanan 1033 konutun anahtar teslimini de yapacağız. Yuvalarına kavuşan hak sahibi kardeşlerimizin gözü aydın olsun diyor, evlerinde ağız tadıyla oturmalarını Rabbimden niyaz ediyorum.
Değerli kardeşlerim, geliyorum Edirne Valiliğimizin çalışmalarına. İl Özel İdaremizin tamamladığı 6,5 milyar liralık hizmetlerle Çevre Koruma Vakfı'nın tamamladığı 700 milyon değerindeki 17 projeyi de bugün resmi olarak hizmete açıyoruz. Böylece bugünkü törenimizle toplam 19 milyar 326 milyon lira değerinde 65 kalem projeyi sizlerin istifadesine sunuyoruz.
Bu hizmet ve yatırımların Edirne'mize kazandırılmasında emeği geçen herkese, tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Son 23 yılda Edirne'mize 390 milyar liralık yatırım yapmıştık. Bugün bu rakamı çok daha yükseğe çıkartmış oluyoruz. Hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
Edirne için çok önemli olan tarım ve sulama alanında yatırımlarımız da hız kesmeden devam ediyor. Bu yıl tamamlanan Süloğlu Barajı İsale Hattı Yenilemesiyle Edirne il merkezine yıllık 8 milyon metreküp içme suyu temin edeceğiz. Yatırım bedeli 3 milyar 700 milyon lira olan Aşağı İpsala Hamzadere Barajı Sulaması ikinci kısım projesinde çalışmalarımız sürüyor.
Üçte ikisini bitirdiğimiz bu projeyi inşallah 2027 yılında hizmete açacağız. Çömlekköy Barajı projesini ise 2028 yılında tamamlamayı planlıyoruz. Yaklaşık 3 milyar 700 milyon liralık bir yatırım olan Çömlekköy Barajı sulaması projesinin ihalesini yaptık. Diğer projelerle beraber toplam 6 milyar 400 milyon liralık yatırımların ihalesini tamamlamış olduk.
Şunu Edirneli kardeşlerimizin çok çok iyi bilmesini isterim. Zengin tarihi mirasıyla, kadim kültürel birikimiyle, bereketli topraklarıyla, farklı kesimlerin huzur içinde yaşadığı hoşgörü iklimiyle, velhasıl her yönüyle gözbebeğimiz olan Edirne'ye aşkla hizmet etmeyi sürdüreceğiz.
Sevgili Edirneliler, bakın biz şuna gönülden inanan, çok samimi olarak inanan bir kadroyuz. Türkiye'nin artık gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi yok. Bu aziz milletin ana muhalefetin koltuk kavgalarıyla heba edecek tek bir anı, boşa harcayacak tek bir günü yok. Etrafımızda olan bitenler muhalefetin gündeminde olmasa da inanıyorum ki sizler hadiseleri takip ediyorsunuz.
Henüz bir kriz çözülmeden bakıyorsunuz ertesi gün yenisi başlıyor. Füze ve bomba seslerinin çocuk çığlıklarını bastırdığı günler yaşıyoruz. Yarın ne olacağını, nerede silahların patlayacağını kimse kestiremiyor.
İşte görüyorsunuz. Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden şimdi bölgemiz İran'a yönelik saldırıların ağır ekonomik faturasını ödüyor. Gazze ve Lübnan'da siyonist katiller her türlü hukuku, kuralı, ilkeyi ayaklar altına alarak kan dökmeye devam ediyor.
Karadeniz'de sorunlar devam ederken Doğu Akdeniz'de yeni tezgahlar kurulduğunu, yeni oyunlar oynandığını görüyoruz. Bölgemiz ve dünyamız belki de İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en kritik gelişmelere şahit oluyor. İktidar ve Cumhur İttifakı olarak hem Türkiye'yi bu ateş çukurundan uzak tutmaya hem de hizmet ve eser siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecimizle ise ülkemizin yarım asırlık bir sorununu kalıcı biçimde çözmenin gayretindeyiz. Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin, sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz. Bu hedefe giden yolda şimdiye kadar çok önemli mesafe katettik. İnşallah tempomuzu biraz daha artıracağız.
Bizim tek bir derdimiz vardır; o da 86 milyonun huzuru ve güvenliğidir. Bizim tek bir hedefimiz vardır; o da Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Bizim tek bir arzumuz vardır; o da milletimizin duasına mazhar olmaktır.
23 yıldır hep Hakk'ın rızasını umarak halkımız için çalıştık, çabaladık, ter döktük, mücadele ettik. Türkiye'yi ilklerle tanıştırdık. Türkiye'yi devler ligindeki bir ülke konumuna yükselttik. Bütün engellere rağmen, bütün engellemelere rağmen iç politikada, dış politikada, demokratikleşmede kelimenin tam anlamıyla devrim yaptık.
İnşallah daha fazlasını yapacağız. Millet olarak hep birlikte çok daha güzel günler göreceğiz. Kayıkçı kavgalarının asla tarafı olmayacak, 86 milyon için eser üretmeye, hizmet üretmeye devam edeceğiz.
Şunu burada altını çizerek ifade ediyorum: Biz başkalarıyla değil kendimizle yarışıyoruz. Biz başkalarının iç meseleleriyle değil milletin sıkıntılarıyla ilgileniyoruz. Buna rağmen haberlere baktıkça Türk siyaseti adına, bu ülkenin ana muhalefeti adına inanın biz üzülüyoruz.
Millet işi gücü bıraktı, aksiyon filmi izler gibi her gün CHP'yi izliyor. Siyasi parti değil, sanki dövüş kulübü. Herkes bir başkasına yumruk atmanın, bir başkasına çelme takmanın, tuzak kurmanın peşinde. Herkes bir ucundan tutmuş, Gazi Mustafa Kemal'in partisini oradan buraya çekiştiriyor.
Hatta bazıları çıkmış sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekün ayaklanmaktan bahsediyor. Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım: Hayırdır, siz milletvekili misiniz yoksa militan mısınız?
Ne zamandan beri anarşi muhalefetin politika aracı haline geldi? Ne zamandan beri sokakları karıştırmak siyaset oldu, hak arama oldu? Kimse kusura bakmasın. Hangi bahane ile olursa olsun bu aziz milletin huzuruna kastedilmesine AK Parti olarak biz müsaade etmeyiz.
Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Ve bu gururumuzu bugün burada paylaşmak üzere sizinle beraberim. Sağ olun. Var olun. Rabbim yar, yardımcımız olsun. Hep söylüyorum: Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Sağ olun, var olun."
Hibya Haber Ajansı

